S Çizgisi... Evet reelsler beni tuzağına düşürdü. Aslında romantik komedi, fantastikli bir lise dizisi beklerken izlerken kanım dondu diyebiliriz. Başta tamam canım romantik komedi de olsa biraz karşıtlık ya da ne bileyim kötülük de serpiştirilir falan derken kendimi acayip bir olay örgüsünün içinde buldum. Bir de namıssızlar öyle yerlerde bitirmişler bölümü ki "bir bölüm izler yatarım"dan "sahura kadar uyumadan da olur"a evrildi durumum. Acayip demişim ama övgü anlamında değil, nasıl desem tiksintiyle şaşkınlık arası bir duygu. Yuh babağn kemüğne dediğim anda yetmiyor bir başka acayiplik peydah oluyor. Zaten kısa da dizi. Böyle böyle film gibi tek solukta bitirdim tüm gece diziyi. Ama pişman değilim. Yine olsa yine oturur izlerim yani. Uzun zamandır mıçmıç aşklardan gına gelmişti, böyle Bir adrenalin gerekiyormuş hücrelerime.

Adı: S Line

Yönetmen: Ahn Joo-young

Yazar: Ahn Joo-young

Yapımcı: Handae Rhee

Türü: Polisiye, Dram, Suç, Gençlik

Şirket: Sidus Pictures

Bölüm: 6

Yıl: 2025

Kaderin kırmızı ipi tarzı bir kurgu bekleyenlere hayal kırıklığı olan bir hikayesi var dizinin. Bir dünya düşünün ki insanlar seks yaptığı kişilerle kırmızı bir çizgiyle birbirlerine bağlansınlar. Bu bağ ise sadece istisnai bazı kişiler tarafından görülmektedir. S çizgisi dediğimiz de seks çizgisi evet. Bu distopik çizgileri görmek için bir de efsunlu bir gözlük mevcuttur. Nerden gelir, kimden kime geçer derken bu gözlük dizinin esas objesi haline geliyor aslında. Çünkü bu çizgileri görmek aslında avantaja da çevrilebilir bir yerde. Tecavüz edenler, öğrencisiyle ilişki yaşayanlar, karısını aldatanlar ve daha nice cinsel kötülükler böylece ayan beyan ortaya dökülüyor. Lakiiin bu gözlük kötü niyetlilerin eline geçerse de gözlük suistimal edilebilir. Peki buna kim karar verecek?
Tüm insanlık bu çizgilerden habersizken bir genç kızın hayatı bu çizgileri bebeklikten itibaren gördüğü için mahvolmuştur. Annesi babasının sadakatsizliğini öğrenmiş, babasını öldürüp kaçmıştır. Hem tek başına kalan hem de bu çizgilerin onun laneti olduğunu düşünen kızımız da kendini eve kapatır, okulu bırakır ve herkesle iletişimi keser. Ta ki ona sevecek davranan bir komşu kızın hayatını kurtaracak cesareti kendinde bulana kadar. Ve fark eder ki bu laneti aslında insanlık için iyiye de kullanabilir.
Civarda yaşanan bir dizi cinayeti bu gücü sayesinde az da solda çözecek ve polis komşusunun da dikkatini çekecektir. Yanlış anlaşılmasın tamamen mesleki bir ilgi. Çünkü polisin yetim ve öksüz yiğeni ile kızımız sınıf arkadaşı olacaktır zira. Ona tek olmadığını söyleyen ve okula gelmesini söyleyen bir mektup alır ve kendini yeniden öğrenci olarak bulur. Bu sırada gözlük yavaş yavaş hikayede kendine yer açmaktadır. Zorbalığa uğrayan polisin yiğeni olan kızımız bu gözlükle kontrolsüz bir güç elde etmiştir ve dikkatleri de üstüne çekmiştir. Ne yazık ki bir gece vakti kötü bir şey olur. Polis ve çizgileri gören kızımız da bu noktada güçlerini birleştirip olayın failini aramaya başlarlar.
Her bir hikaye sonunda başka birinin hikayesini izliyoruz. Bir başka skandal bir başka hayat hikayesi derken bu hayatların tek ortak noktası gözlük olacaktır. Siz gözlüğe odaklanırken asıl kötülük kaynağını hep gözden kaçırıyorsunuz. Bir noktada anlaşılıyor ama senaryoya ustaca gizlemişler bence. Zamanla anlıyorsunuz ki Gibi bölümündeki gibi Karanlık Güç uyanmış gerçekten. Sonlara doğru izleyiciye travma üstüne travma yaşatsa da yine de etkileyiciydi. Benim psikolojim izlerken kaldırdı, ama kaldıramayabilirdi de. Çünkü baya baya psikolojik gerilim filmi tadındaydı ve iyi karakterlere de hiç acımamışlar gerçekten. Dizi biterken de kızımızın gördüğü bu dünya ise herkesin gerçeği haline geliyor. İşte o zaman kız sonunda bu dünyanın normali olabiliyor. Bu noktayı çok sevdim.
Next
This is the most recent post.
Previous
Önceki Kayıt

0 yorum Blogger 0 Facebook

Yorum Gönder

 
Cadı Kazanı © 2013. All Rights Reserved.
Top