14 Nisan 2015 Salı

Black Day - 블랙데이 (14 Nisan)


Çalışma hayatına gireli beri yazamıyorum. Ama bu konu için minnak bir zaman ayırmak istedim kendime. "Forever Alone" felsefesini benimsemiş ve en büyük önderlerinden biri olan şahsımın bu günü ülke genelinde törenlerle kutlama isteğinin önünü alamıyorum. Sevgililer gününü en cıvığından kutlayan sevgi pıtırcığı çiftleri görüp kendime bugünü bir teselli olarak görüyorum. Evet canlar çok uzattım girişi sanırım. Bugün 14 Nisan yani Black Day olarak anılan Kara Gün!!!


Her ne kadar yine Kore tarafından ticari amaçlarla uydurulan bir gün olsa da ben bu duruma ufaktan göz yumuyorum. Niye 14 Nisan dediğinizi duyar gibiyim. Malum 14 Şubat dünya genelinde sevgililer günü. Kore'de de sevgililer günü lakin, ufak bir farkla. Bu gün sadece kızlar erkeklere hediye almakta. Erkeklerin kızlara hediye aldığı gün de daha önce anlattığım 14 Mart'taki White Day olarak düşünülmüş. E herkes birbirine hediye aldı yalnızların başı kel mi denilerek de bir sonraki ay da yalnızlar günü olsun madem denilmiş. 14 Nisan da bizim gibilerin günü olmuş.


Bugünde 14 Şubat ya da 14 Mart'ta olduğu gibi kimse birbirine hediye almıyor. Talih yüzüne gülmemiş arkadaş gidiyor kendi kendine jajangmyeon ısmarlıyor ve oturup afiyetle yiyor. Yerken de eriştenin siyahlığına bakıp makus talihini düşünüyor. Jajangmyeon ne ola ki diyen varsa şöyle açıklayayım. Bir tür eriştedir, ama sosu siyah soya fasulyesinden yapıldığından bu güne uygun siyah bir görüntüsü vardır.


6 Nisan 2015 Pazartesi

K-Lover Dream Festival İstanbul 2015!




Tarih : 9 Mayıs 2015 Cumartesi 12.00-18.00

Yer : İstanbul Üniversitesi Prof. Dr. Cemil Birsel Konferans Salonu
Düzenleyen : Kore Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, 
İstanbul Üniversitesi ,Organizasyon Komitesi
Sponsor : KTO 

Program
1. bolum :
Kore Ekonomisi ve Kültürü Semineri (Korea Foundation'dan iki profesör konuk olacaktır)
2. bolum :
Kore dizi tantımı ve video gösterisi
 K-POP Şarkı Yarışması
Geleneksel Kore çalgisi performansi (Sookmyung Gayagum Grubu)
B-boy Performansı (Drifterz Crew Grubu)
Geleneksel Kore kültürü deneyimi

31 Mart 2015 Salı

TOP 10 K-Pop Listesi / Mart 2015


Çok yoğun bir dönemde olsam da K-Pop listelerini yazmasam olmazdı tabi ki. Malumunuz Abnormal Summit programının Türk versiyonu olan Elin Oğlu programında Yapım Asistanı olarak çalışmaktayım. Koşuşturmalar arasında blogumu özlediğimi fark ettim cidden. Oysa ki bir sürü yazı konusu var aklımda. Boş zaman bulduğum ilk an yazacağım birer birer hepsini. :) Şimdilik sizleri karışık moddaki media playerımın seçtiği şarkılarla baş başa bırakıyorum. cut! ^^

1) Super Junior - A- CHA
Her Super Junior şarkısına ayrı bir aşkla yaklaşırım. Ama bu şarkıya çıktığı ilk günden beri ısınamadım. Ama inadına da mp3 playerımda zırt pırt karşıma çıkar bu şarkı. Klibiyle dinleyince bir nebze daha çekilesi oluyor. Ama yine de şarkı olarak benden sınıfta kalmıştır maalesef.

2) Chae Yeon - Shake
Şarkıyı da şarkıcıyı da yeni hayran olan arkadaşlarımız pek bilmez. Hayranlık tarihinde eski bile sayılabilir. Ama bir zamanlar varyete showların ağzına pelesenk olmuş bir şarkıdır. Ben de o sayede tanımıştım zaten. Daha sonra şarkıyı söyleyen ablamızı tanıyım pek sevdim. Ama itiraf etmeliyim klip çok eften püften olmuş.

3) JYP - You're The One
Evveeeet geldik sıraya JYP babamıza. JYP denilince bir "Babaaa büyüksün!" nidası kopuyor ta içerimden. K-Pop camiasında var mı böyle büyük bir şirkete sahip olup da böylesine şarkı söyleyebilen bir adam. Yetmiyor bir de şarkılar yazıyor. O da yetmiyor bir de dans ediyor. Üstelik çoğu koreografi de kendisine ait. Yakışıklı olmayabilir ama karizması taşan bir babamızdır. Hani eğer ki Allah nasip ederse JYP'yi canlı dinlemek nasip olursa bir tek bu şarkısına bile razıyım.

4) CN Blue - Love
Şirketlerinin FT Island'a yaptıkları haksızlıkları duyup duyup bu gruba fazla ilgi göstermemem gerektiğini düşünüyorum hep. Halbuki çocukların bir suçu yok. Lakin şirketlerinin bu pozitif ayrımcılığına da tepki gösterdiklerine de ben henüz rastlamadım. Umarım FT Island şu şirketten kurtulur da insan gibi değerini bilen bir şirketle anlaşırlar en kısa zamanda. Neyse geçelim o konuyu. Şarkı benim ennn çok dinlediğim CN Blue şarkısıdır. Dinlemesi keyiflidir. :)

5) Boom feat Gaeko - Let Me Play
Boom bu şarkıyı askerden döner dönmez çıkarmıştır. O yüzden uzun süren MC Boom özlemime biraz su serpmiştir. Şarkılarını çok dinlemezdim ama sunuculuğunu o kadar özlemiştim ama şarkısını bile baş tacı edip tekrar tekrar dinlemiştim. Karakter olarak benim ideal tipime çok yakın bir şahıstır. Şarkı da coşmak isteyenler için gayet uygundur.

6) Nuest - Hello
Bu şarkıyı Nuest'ten canlı dinlemiş biri olarak performansın her saniyesini aklıma kazıdım. Ve ne zaman şarkı çalsa flashbacklerle tekrar o ana dönüyorum ve sanki yeniden yaşıyorum o güzel dakikaları. Ağzını yediklerim pek tatlıydılar yahu!. :)

7) Boa - Destiny
Böyle şarkıları paylaştıkça yaşlandığımı hissediyorum. Aslında sanki daha dün ilk kez dinlemişim gibi. Lakin yıllar geçmiş üstünden.  Bu şarkı benim ilk dinlediğim Korece şarkılar arasındadır. Bir ara dinlemekten kusma noktasına gelmiştim. Çünkü o zamanlar şimdiki gibi Korece şarkılara çok rahat ulaşılamıyordu ya da bugünkü gibi çok yaygın değildi. Bulabildiklerimde yetinmeyi seçtiğim zamanlardan kalma bir şarkıdır. Çok anım vardır bu şarkıya dair.

8) Trouble Maker - Now
İlk dinlediğimde yok olmamış dediğim, ama zamanla beni etkisine alan bir şarkı olmuştu. Trouble Maker çok iyi düşünülmüş bir olay cidden. İkilinin seksilikleri bu kadar uyum sağlar yani. İlk şarkılarından sonra bundan iyisi gelmez diye düşünmüştüm, ama çok şükür ki beni yanıltmayı başardılar.

9) U Kiss - Am I That Easy
Ben bu şarkıyı Manmanhani diye biliyordum. Ama listeye böyle yazmayayım diye İngilizce adını da öğrenmiş oldum. Benim U Kiss'i tanıma şarkımdı yanlış hatırlamıyorsam. Bana böyle de bir grup varmış yahu dedirttiğini hatırlıyorum. Şimdi U Kiss grubundan ayrılmış bazı üyeler de bu klipte mevcuttur. O yönüyle belki de biraz daha sevilesidir.

10) Kara - Pretty Girls
Şimdi bu tarz sevgi pıtırcığı şarkıları duyar duymaz koşarak uzaklaşıyorum. Ama bir zamanlar böylesine işin içine edilmemişti. Şirinlik de dozundaydı, seksilik de. İşte o dozunda olduğu yıllarda şirin bir kız grubunun şirin bir şarkısına kucak açmıştım ben de. Hala bile. çok sık olmasa da dinlerim bu şarkıyı.

7 Mart 2015 Cumartesi

İstanbul'da Taecyeon'u Görmek...

Şimdi Taecyeon'un İstanbul ziyaretini bir de benim ağzımdan dinleyin isterim. Ben de bugün Taecyeon'u görenlerdenim. Tam olarak neler olduğunu sizlere anlatmak isterim. Ne kadar inanırsınız bilmem ama.
Şöyle ki bugün Taecyeon'un twitterda iki tane fotoğraf paylaşmasıyla başladı her şey. Daha önceden bir dergi röportajında Türkiye'ye gelmek istediğini söylemiş ve Türk- Kore kardeşliği ile ilgili bir makale paylaşıp tweet de atmıştı.

Gözünden bir şey kaçmayan hayranlarımız kendisinin Sultanahmet'te olduğunu hemen anladılar. Benim ağır Hottest olduğumu bilen bir arkadaşım hemen aradı beni. Taecyeon Sultanahmet'te diye. İnanamadım önce. Ama hayranı olduğum adamlardan biri İstanbul'daydı ve ben evde oturup duracak mıydım. Hayır! Kahvaltı bile yapmadan apar topar attım kendimi yollara. Önce Sultanahmet otobüsüne binip oraya gidiyordum ki Taecyeon Kadıköy'e gidiyor denildi. Ben de indim ve başka bir otobüsle Eminönü'ne geçtim. Tesadüftür ki Taecyeon da benim Kadıköy'e gideceğim vapus iskelesinde bekliyor. Sonra hayran bir arkadaş geldi yanımıza. Bir tane fotoğraf çektirebilmiş, ama çokça ricayla anca çektirebildiğini öğrendik. O kalabalıkta fotoğraf çektiremeyiz diye vapura binince yanına gideriz demiştik. Ama tam vapura binerken yanlarındaki bir bayan, "gelmeyin, uzakta durun" gibi bir uyarıda bulundu bize. Biz çok kötüye almadık bunu. Özellikle rahatsız olmasın diye önündeki oturaklara oturabilecekken uzakta çaprazda ücrada bir köşede oturduk. Vapur seyahati sırasında aklımız bize uzakta durun diyen kadına takılmıştı. Ama vapurdan inince fotoğraf çekilir belki ya da imza verir herhalde diye düşündük. Ama ne yazık ki öyle de olmadı.
Vapurdan inip biraz ilerlerken durdurduk kendisini, foto çekilebilir miyiz dedik hayır dedi. Biz de uzaktan bakmakla yetinirken Taecyeon eliyle gidin işareti yaptı. Öyle bir sahneydi ki, çoğumuz inanamadık yaptığına. Zaten çok geçmedi kendileri koştura koştura gittiler. Uzun bir süre geçtikten sonra vapur iskelesinden bir arkadaşım aradı buradalar diye. Zaten saat yeterince geç oldu eve gideyim bari diyerek ben de diğer hayranlarla bindim vapura. En azından Taecyeonla aynı vapurda giderim dedim kendi kendime. Vapurun üst katına çıkan Taecyeon bizi görüp rahatsız olacak diye üst kata bile çıkmaya çekindik. Sonra Annyong ChinguTr'nin video bloggerı  Senem arkadaşımız bir cesaret gitti rica ederek 2PM albümünü imzalattı ve heyecandan titreyerek selfie çektirdi bir tane ama fotoğraf bulanık çıkmış maalesef. Ben de yanındaydım o sırada. Daha sonra içerde olursak rahatsız olurlar diye de dışarıda bekledik. Hatta vapur yanaşırken bile en arkadan inmeye çalıştık ki yine rahatsız olmasınlar diye. Daha sonra Eminönü'nden Taksim'e geçeceklerdi ki ben bu kadar görmem kafi diyerek Eminönü'nden evime geri döndüm. Ama eve dönünce Taecyeon'un tweetini gördüm.


Cidden üzüldüm açıkçası, gerçek bir Hottest olarak da kalbim kırıldı biraz da. Ama suçlamıyorum da kendisini. O da bir insan ve özel hayatı olmalı tabi ki. Lakin şöyle de bir durum var. Bırakın fotoğraflarını çekmeyi, biz yanındakilerin ailesi olduğunu bile attığı sitem tweetiyle öğrendik.Üstelik rahatsız olduğunu duyduğum için tek bir tane bile fotoğraf çekmedim. Hatta arkadaşım kızdı bana ben yanına gitmek istemeyince. Sen Hottest'sın nasıl gitmezsin yanına dediğinde bile gitmedim. Oysa ki elimde fotoğrafın alasını çekebileceğim bir fotoğraf makinası vardı. Düşünebiliyor musunuz tek bir fotoğraf bile çekmedim. Hangi ülkenin fandomu yapar bunu? Sadece 5 saniyelik bir video çekebildim. O da rahatsız olmayacağından emin olduğum bir uzaklıktan nokta derecesinde bir görüntüyle.
Öyle bir durum var ki şu an ne hayranlar suçlu ne Taecyeon, ne hayranlar haklı ne de Taecyeon. Çünkü bize hiç bir zaman Taecyeon'un dediği gibi "strongly" bir açıklama yapılmadı. Yine de kendince haklıdır aslında. Ailesiyle gelmiş gezmeye, biz bilemedik. Ne de olsa her gün hayranı olduğumuz insanlar gelmiyor ülkemize. Lütfen twitterda saçma sapan yorumlar yapmayın kendisine. Saçma sapan yorumları oradaki hayranlara da yapmayın ama lütfen. Onlar Türk Hottest bile değil, rezil ettiler bizi demeyin lütfen. Ben gerçek bir Hottest'ım ve bana onu görmek yetti, fotoğraf çekmeme gerek yok demişken, uzaklık mesafesini gayet net bir şekilde korumuşken bunu hak etmediğimi düşünüyorum. Ha belki ben görmedim çok yakınına gidilip taciz edildiğini, belki ben eve gittikten sonra abartanlar olmuştur. Ama benim yaşadığım durum bundan ibaret. Japonya'da, Çin'de, Kore'de aklınıza gelebilecek her çeşit tacize, sapıklığa maruz kaldıklarında tek kelime etmeyen Taecyeon'un bize onu görmeyi bile çok gördüğünü düşünmek derinden yaraladı beni açıkçası.  Şimdi diyorum ki keşke fotoğraf paylaşmasaydı da biz de bilmeseydik onun İstanbul'da olduğunu. Yine de ondan nefret etmek için bir neden göremiyorum.
Çok uzun oldu yazım ama umarım hepsini okursunuz!

2 Mart 2015 Pazartesi

"O" An Fotoğraflarından Seçmeler #9

Tekli direniş
Filistin'de Ramallah'taki Yahudi yerleşim yerleri de boşaltıldı. Yerleşimciler, son binanın yıkılması sırasında güvenlik güçlerine direndi. Bu da o direniş sırasında elde edilmiş "o" anlardan biri... Koca bir polis taburu tek bir kişiye yükleniyor. "O" anda genç kız, tek başına direniyormuş gibi görünüyor. Etrafta başka bir direnişçi yok. Zaten asıl hedefler o ötedeki dumanı tüten yapılar. Bu nedenle bir akıldışılık söz konusu. Bu insanlar, İsrail'in geçmişteki politikası uyarınca hiç hakları olmadığı halde bu yerlere yerleşmeye teşvik edildi. Sonra da uluslararası politik baskı sonucu yine İsrail Hükümeti'nin girişimi ve yargı kararıyla çıkarıldılar. Hasılı sadece "o" an değil "o" anın geçmişinde yatan hikaye de akıl dışı...


Şeytani güçleri kovma işi
Bulgaristan'daki geleneksel Kukeri Festivali'nden bir fotoğraf. Kukeri, Antik Trak Uygarlığı'ndan gelme bir gelenek. Hristiyanlıkla Pagan adetlerinin birleşiminden oluşmuş. Noel'le yortu arasında düzenleniyor. Genellikle koyun postundan kostümler giyen köylüler, yüzlerine korkutucu maskeler takıp şeytani güçleri tarımın bereketinden uzaklaştırmaya çalışıyor. Fotoğraftaki kukeri dansçısının maskesi yok. Bunun yerine yüzünü boyamış. Maskesizlikten olsa gerek şeytani güçleri kovarken daha fazla yorulmuş görünüyor.


Sessizliğin içinde
Afganistan'ın Başkenti Kabil. 'O' anda duvardan nasıl bir şey duyamıyorsak, kadından da duyamıyoruz. Sessiz bir fotoğraf... Oysa kadın dileniyor.


Manila'da gecekondusu yanan Benedicto Pontillas, çöpler arasında işe yarar bir şeyler arıyor. Ama başındaki kukuletasıyla ve yanındaki çuvalla 'o' anda öteki dünyanın gerçeklerinin Noel Babası oluyor. (Associated Press / The Post and Courier, Alan Hawes)

Acaba bu fotoğraf çekilmeden önce yaşadıkları başına gelmeseydi böyle bakar mıydı? Pasifikte'ki adalar cumhuriyeti Vanuatu'ya bağlı Ambae'de yaşayan bu çocuk, köyünün bulunduğu adadaki volkanın patlama tehlikesi yüzünden binlerce insanla birlikte evinden uzaklara taşındı. Bu nedenle de mango yerken fotoğrafını çeken AP Muhabiri Rick Rycroft'a bakarken araştıran bakışlarına 'o' anda endişe de eşlik etti. (Associated Press / Rick Rycroft)

1 Mart 2015 Pazar

1 Mart Kore Özgürlük Bayramı!



Japon İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelen Kore de, isyan bayrağı 1919' yılında açılmıştır. Koreliler için 1 Mart hem Kuzey hem de Güney Kore'de saygıyla anılan bir tarihtir. Kore halkının başlattığı protestolarda 17 yaşında bir kadın öğrencinin Japon askerlerince yakalanarak öldürülmesi üzerine bütün Kore de büyük bir ayaklanma başlamıştır. Toplamda 12.668 Koreli'nin yakalandığı ve yarısından çoğunun yargılanarak cezalandırıldığı olaylar, Korelilerin bağımsızlık yolunda dünyaya seslerini duyurmalarına yol açmıştır. 

Radikal'den alıntıdır!




"1 Mart Bayramı, Japon işgaline karşı ilk direnişin başladığı günün yıl dönümü olması dolayısıyla tüm Kore'de resmi tatil. Bu günün hatırasına Kore'de çeşitli resmi ve özel anma toplantıları yapılıyor."
KORE Toplumu, Kültürü, Siyaseti (Selçuk Çolakoğlu & Bengü Emine Çolakoğlu) kitabından alıntıdır!




 (Kore Bağımsızlık Anıtı Müzesi'nden Kore Savaşı Anıtı)


1 Mart Hareketi, Samil Bağımsızlık Hareketi olarak da bilinir, Kore'nin Japon egemenliğinden kurtulması ve ulusal bağımsızlığına kavuşması amacıyla düzenlenen gösteriler dizisi.
İlk gösteri Kore'nin eski imparatorunu anma günü olan 1 Mart 1919'da başkent Seul'de yapıldı. Kısa sürede ülkenin her yanında gösteriler birbirini izledi. Japonların hareketi bastırmasına değin geçen 12 aylık sürede düzenlenen 1500'ü aşkın gösteriye yaklaşık 2 milyon Koreli katıldı. Yaklaşık 7 bin kişi Japon asker ve polisleri tarafından öldürüldü, 16 bin kişi yaralandı. 715 ev, 47 tapınak, 2 okul binası yandı. Yaklaşık 46 bin kişi tutuklandı, bunların 10 bin kadarı yargılanarak hüküm giydi.
İlk gösteriyi düzenleyen 33 aydın ve din adamı, yaklaşık 10 yıldır süren Japon egemenliğine karşı bir Bağımsızlık Bildirgesi kaleme almıştı. Japonya üzerinde uluslararası bir baskı yaratarak Kore'deki Japon sömürge yönetimini sona erdirmeyi uman bu 33 önder, bildirgeyi saptanan günde imzalayarak Seul'de açıkladılar; ülkenin pek çok kentinde de yandaşları aracılığıyla bildirgenin okunmasını sağladılar. Korelilerin Japon egemenliğine karşı o güne değin saklı tuttukları tepki büyük bir patlama biçiminde ortaya çıktı. Ülkenin birçok yerinde düzenlenen kitle gösterileri, Kore tarihinde yabancı işgaline karşı gelişen en büyük ulusal direniş hareketiydi.
Hareket, asıl amacı olan ulusal bağımsızlığı gerçekleştiremedi, ama ulusal birliğin güçlenmesine ve Şanghay'da Kore Geçici Hükümeti'nin kurulmasına yol açtı. Ayrıca dünyanın ilgisi Kore üzerinde toplandı. 1 Mart Hareketi, Kore Komünist Partisi'nin güçlenmesine de büyük katkıda bulundu. Martın ilk günü bugün hem Kuzey Kore, hem Güney Kore'de ulusal bayram olarak kutlanmaktadır.

Wikipedia'dan alıntıdır!

Korelinin Cadı Kazanı 3 Yaşında!


Daha dün 2. yıl yazısını yazıyordum ne çabuk 3 yaşına girdi blogum yahu! :D
Şimdi durup bir bakıyorum da iyi ki açmışım blogumu. Blog sayesinde bir sürü yeni insan tanıdım, yeni şeyler öğrendim, yeni dostlar edindim. Hatta ben bile inanamıyorum ama, yeni işimi blogum sayesinde buldum. Bunca şeyi borçlu olduğum blogum için minnak bir yazı yazmama çok görmeyin bana dostlar. 
Aslında 29 Şubat olan blog kuruluş tarihi bu sene Şubat'ın 28 ile bitmesi nedeniyle 1 Mart'a tekabül etti maalesef. Ama bu her zamanki gibi blogun doğum gününü kutlamaktan alıkoyamaz beni. :)
Daha nice cadı kazanımı kaynattığım günlere inşallah! \(^_^)/

28 Şubat 2015 Cumartesi

TOP 10 K-Pop Listesi / Şubat 2015


1) SS501 - Because I am Stupid ( Boys Over Flowers OST)
Skandalların sel gibi yağdığı şu günlerde hayranlıklarımızı bir kez daha gözden geçirmemiz gereken zamanlardayız canlar. Ama bu başarılı işleri taktir etmemizi engellemez tabi ki. Bir klasik haline gelmiş Boys Over Flower dizisinin yine klasikleşmiş SS501 tarafından seslendirilmiş dizi müziği. Siz en iyisi bırakın kim kimi dövmüş, kim kimden hamile, kim kimle basılmış dedikodularını. Zihinleriniz böyle çirkin şeyler için çok değerli. Bilmemize gerek yok. Onun yerine başarılı yapımları, eleştirin, sevin, taktir edin. Alın size bir tanesi...

2) Kara - Mister
Offff en sevdiğimden. Nicole ve Jiyoung'lu zamanlardan. Şimdi şöyle bir kez daha dinleyince çok uzak geçmişten bahsediyormuşum gibi geliyor. Ama hala bile efsaneleşmiş koreografisi zaman zaman kullanılıyor. Grubun dağılması ve ardından yeniden yapılanmasının ardından en sevdiğim kız grubu olma özelliğini kaybetmişlerdir maalesef. Yine de kalitelerinden pek bir şey kaybetmiş sayılmazlar.

3) Park Ji Yoon - Adult Ceremony
Yine bir klasik imgesel, karamsar Park Ji Yoon kliplerinden biri. Bazıları hiç sevmiyor, ama ben çok zevk alıyorum. Siz de yeni şirin kız gruplarından ya da sexy konsepti yanlış anlayıp orasını burasını açmaya çalışan kızlardan sıkıldıysanız bu sizin derdinize deva diyorum ben. Şarkı eski evet. Ama şimdi dinleseniz, şarkıyı seveceğinize garanti veriyorum ben.

4) f(x) - NU ABO
SM grubu olduklarından mı bilmiyorum ama ben bu gruba en baştan beri ısınamadım. Ama ön yargılı olmayayım, aklımı başıma alayım diyerek bir kaç şarkılarını dinleyeyim hele diyerek indirdim albümlerini. İşte o sıralarda dinlediğim şarkılardan biridir. Şarkı iyi, ama benim için sadece şarkı iyi. Daha fazlası değil. Neden bilmiyorum samimi gelmiyor bana bu kızlar. Amber bir nebze daha iyi gibi. Varsa oralarda f(x) hayranları nefret edecek benden biliyorum ama, Sulli olayıyla da biraz olsun sanki haklı olduğumu hissettim.

5) GD - That XX
Kiko için olduğu bariz olan bir şarkıdır. Kiko antileri bazen bu gerçeği reddetmek istiyorlar. Ama zaten bu "muamma"nın gerçekliği çok defa kanıtlandı benim gözümde. Ben de bu ikilinin beraber olmasındansa olmaması taraftarıyım. Ama bize ne arkadaşlar? Alan memnun veren memnun. Gençler sevmişler birbirlerini, bize halt yemek düşer af edersiniz. Şarkı benim için de büyük anlamlar taşıyan bir şarkıdır. Çok çok severim, ki bazen aniden bu şarkıyı dinlemeliyim diye aklıma düşer.

6) miss A -Touch
miss A'nin adını hep Miss A olarak yazıyordum. Ta ki miss A hayranı bir arkadaşımın bu konudaki hassasiyetini görene kadar. (Selam Merve! ^^) Düşündüm dedim ben de Nichkhun'un adını Nickhun olarak yazanlara kılım, kız nasıl olmasın şimdi. Haklı! Elektronik JeyyVayyPiğğ fısıltısını duymaktan çok zevk aldığım, şarkılarını, kliplerini, konseptlerini her şeyini sevdiğim bir yapımdı. Sevelim, sevdirelim... :)

7) Wonder Girls - So Hot
Yanlış hatırlamıyorsam benim Wonder Girls'ü tanıma şarkımdır bu. İlk olarak Star King'de minnak bir kızın bu şarkıda dans ettiğini izleyip, şarkıya kulak kesilmiştim. Uzmanlar söylüyor ki, artık hangi uzmanlar ben bilmem, K-Pop dalgasının tüm dünyada yayılmasında bu şarkının büyük bir payı varmış. Haklılardır.

8) K. Will -Worn Love
Dikkat! Ağır aşk ızdırabı yaşatır bu şarkı size baştan uyarayım. Sonra aman efendim nasıl şarkı önerdin bize, bu da insana yapılır mı demeyin. Hatırlamak istemedikleriniz bile varsa hepsini bile hatırlatır size. Adeta etrafınızda bir ruh emici varmışçasına kötü anılarınız gelebilir aklınıza. Hele ki sözlerini biliyorsanız ağlamamak elde değil bazen...

9) Super Junior - Mr. Simple
Bu şarkıya dair kötü bir anım var. Şöyle ki zaman Music Bank İstanbul günü. En sonda çıkan assolistlerimiz Super Junior için saatlerce ayakta beklemişim. An gelmiş Super Junior'a sonunda! Ve abimden mesaj gelir. "Nerdesin? Çık artık!" Haydaaa! Hacı bana öl de, ama bunu deme türevi yalvarışlar arasında bu şarkı çalmaktaydı. Ve ben hakkıyla eğlenemedim bu şarkıda. İçimde ukde kalmıştır. Hani dünya gözüyle bir kere daha kısmet olur inşallah bu şarkıyı dinlemek. :/

10) Byun Jin Sub - Wishes
Tam da bugün Taksim Tömer'deki Korece kursuna gitmiş ve hocalarımı görmüşken ne tesadüftür bu şarkı. Kurs zamanı hocamız bu şarkının sözlerini vermişti bize. Ezberleyin, sonra beraber okuruz diye. Ne kadar ezberlediğimiz tartışılır ama eğlenceli zamanlardı. Bu şarkı eski bir şarkı aslında. Abimiz izdivaç programındaymışçasına istediği kız modelinin kriterlerini saymakta, ardından da işte ben böyle bir kız istiyorum demektedir. :)

26 Şubat 2015 Perşembe

Koreli Ünlülerin Türk Benzerleri 2!


Daha önce anlattığım Koreli Ünlülerin Türk Benzerleri! konusunun beklediğimden daha çok sevildiğini, okunduğunu görünce yazının hemen ardından yeni yazının hazırlıklarına başlamıştım. Bir kaç tane eksiğim vardı ne zamandır, baktım yenilerini bulacak gibi değilim. Ben de geçen konuda arkadaşların yazdıkları yorumlardan bir kaç kişiyi de ekleyerek yeni listeyi tamamladım. Geçen konuda da dediğim gibi birebir benzerlik beklemeyiniz benden canlar, çünkü mümkün değil. Buyrunuz efenim yepyeni, gıcır benzerlerle karşınızdayım! ^^

1) Bekir Aksoy - Siwon benzerliği. Siz aynı fikirde olur musunuz bilmem, ama benim acayip benzettiğim bir ikilidir bu abiler. Hani neredeyse VJ Bülent ve Jo Kwon benzerliği kadar benzetirim. Bekir Aksoy'u Doktorlar ya da Türk Malı dizisinde ne zaman görsem aklıma Siwon düşerdi. Allah sahiplerine bağışlasın, ya da bağışlanmıştır ben bilmiyorum, ikisi de dipçik gibi abiler. Boyları, posları, gülüşleri acayip benzemiyor mu?

2) Beren Saat - Min Yeong Park benzerliği. Şimdi hacı göz renklerini hiç işin içine katmayacaksınız. Yoksa tabi benzemez. Zaten bana uyandırdıkları hisle, imajlarıyla benzettiğim bir ikilidir. Aslında güldüklerinde yanaklarında oluşan o sıkılası şişkinliklerle de çok bağdaştırdığım iki güzelimizdir.

3) Cemil İpekçi - Hong Suk Chun benzerliği. İkisi de kendi ülkelerinde cinsel tercihlerini en cesurca yaşayan isimlerdir. Hong Suk Chun kadar bu tercihini göğsünü gere gere açıklayan bir kişiye daha rastlamadım ben Kore'de. Türkiye'de de bu konuda Cemil İpekçi geldi hemen aklıma. Tabi aklıma gelmesinde ikisinin de dazlak tarzlarının da büyük bir payı mevcut.

4) Serdar Ortaç - Kim Hyun Joong benzerliği. Şimdi baştan söyleyeyim bu benzerlik bana ait değil anacım. Hemen savunmaya geçmeyiniz lütfen. Çünkü biliyorum Kim Hyun Joong hayranları şu sıralar skandallardan dolayı çok hassaslar. Bu tespitin sahibi ise bir zamanlar TRT Okul kanalında Boys Over Flowers yayınlanırken Radi Hoca tiplemesidir. Radi Hoca'nın Hyun Joong'u görür görmez Serdar Ortaç la bu demesine ufaktan ben de içerlemiş, ama gülmüştüm de. :D

5) Can Güzarp - Cheon Ho Jin benzerliği. Demiştim ya benzerliklerin bir kaçını yorumlardan aldım diye, bu onlardan biri işte. Yoksa ben Türk aktörü hiç tanımıyorum esasen. Adsız olarak yorum atan bir arkadaşımızın tespiti sonucunda iki ismi de aratınca  cidden benzediklerini fark ettim. Tebrikler adsız arkadaşım! :)

6) Yeşim Ceren Bozoğlu -  Lee Young Ja benzerliği. Ben bu iki kadına da haksızlık edildiğini düşünüyorum. Özellikle Lee Young Ja, aslında çok güzel bir kadın olmasına rağmen tv showlarındaki erkeksi imajı nedeniyle sürekli şakalara malzeme ediliyor. Oysa ki onun için seçtiğim fotoğrafa bakarsanız nasıl şeker bir kadın olduğunu görürsünüz. Yeşim Ceren Bozoğlu için de zaman zaman aynı şeyi düşünüyorum. Mesela son olarak O Hayat Benim dizisinde bakımsız, fakir bir anneyi canlandırıyor. Ama aslında çok çok güzel bir kadın. Bu da bence kendisinin nasıl iyi bir oyuncu olduğunun kanıtıdır.

7) Hulusi Kentmen - Lee Soon Jae benzerliği. Hulusi Kentmen'i bilirsiniz, Türk sinemasının babacan fabrikatörü. Lee Soon Jae de benim için Hulusi Kentmen'in Kore sinemasındaki karşılığıdır. Dizilerde oynanan baba, dede karakterlerinin 3 tanesinden 2 tanesini bu adam oynar. Ve yüzleri çok benzemese de, insana verdikleri o babacan güven hissi bence birebir aynı. :)

8) Sinem Kobal - Nana benzerliği. Aslında Sinem Kobal ile başka bir ünlüyü benzetmiştim. Ama fotoğraf ararken Sinem Kobal'ın bu fotoğrafını inanılmaz derecede Nana'ya benzettim ve benzeri değiştirmeye karar verdim. Yüzleri, gözleri, dudakları, saçları, kaşları... hepsi çok benziyor kısacası.

9) Süheyl Uygur -Yoo Jae Seok benzerliği. Aslında Bir Alışveriş Delisinin Günlüğü :) nickli bir arkadaş geçen konuda yorum olarak Süheyl Uygur'un Lee Hwi Jae'ye benzediğinden bahsetmişti. Ama hem Lee Hwi Jae'yi yazmam, hem de Süheyl Uygur için başkasını bulmuş olmam nedeniyle bu benzerliğe yer vermedim. İkisinin de meslekleri aynı, eğlence programı sunuculuğu ve oyunculuk. Süheyl Uygur şu sıralar aktif olmasa da az mı Şahane Pazar'ı izlemek için pazar günü banyosundan kaçmaya çalışmadık. Yoo Jae Seok'u Running Man'de izlerken aklıma hep Süheyl Uygur'un o rengarenk takım elbiseleri geliyor. :))

10) Neslihan Atagül - Wang Hye Ji benzerliği. Yine Elif Seung Gi nickli başka bir arkadaşımızın tespitidir bu. Benzer fotoğraf çok fazla bulamadım, ama videolarını izlerseniz eğer daha çok benzeteceğiniz bir ikilidir. Elif arkadaşımızın da dediği gibi özellikle gülüşleri çok benziyor. :)