25 Temmuz 2014 Cuma

Düşlerimin Prensi / Goong - 궁 (2006)


Denizler İmparatorluğu ve Sarayın Rüzgarı gibi dizilerden türeyen sınırlı üretim Kore hayranlarından sonra (ki ben ben de bu ilk üretim mamulü Kore hayranlarındanım) şimdiki Kore hayranlarının %50 si belki de daha fazlasının Kore hayranı olmasına vesile olan bir dizidir. Ve sağdan soldan duyduğuma göre TRT'nin reytinglerinde gözle görülür bir artışa neden olan bir dizidir. Bundan güç alan TRT ve diğer çeşitli medya kuruluşları da Kore dizilerine hücum etmeye başladılar.


İşte bu efsanevi diziyi bir de ben anlatmasaydım anısına saygısızlık yapmış gibi olacaktım. Lakin diziyi anlatmadan önce şöyle bir arka planından söz edeyim. Dizimizin bayan baş rolünde benim uzun süre en sevdiğim bayan oyuncu olan Yoon Eun Hye yer alıyor. Erkek baş rol oyuncusu ise Joo Ji Jun'dur. Bu ikili arasında dizi süresince dedikodular susmak bilmedi, sonunda da sevgili olduklarını açıklamışlardı. Hatta nişanlanıp evleneceklerdi ki prenses rüyadan uyandı ve ayrıldılar. Şimdilerde ise Eun Hye popülerliğinden zerre kaybetmemiş hatta başarı üstüne başarı kazanan dizilerin aranan oyuncusudur. Ji Hun ise maalesef adı bir uyuşturucu skandalına karıştıktan sonra Korelilerin gözünde itibarını kaybeden, askere gittikten sonra da unutulan, bugünlerde Brown Eyes Girls üyesi Gain ile sevgili olduğunu açıklayan, son zamanlarda oyunculuk dünyasında ben varım demeye çalışan bir oyuncudur. Ama sanıyorum ki bir seneye kadar hayranlarının o muhteşem sevgisini geri alamasa da, eski popüleritesini kazanacaktır.

Adı: Goong
 Yönetmen: Hwang In Rwi
Yazar:  In Eun Ah
Yapımcı: Song Byeong Joon
Türü: Romantik, Komedi
Bölüm Sayısı: 24
Vizyon Tarihi: 11 Ocak 2006
Şirket: MBC



Şimdi sıra geldi dizimizi anlatmaya... Dizinin orijinal adı Saray'dır, ama bazen Prenses Saatler diye de anılır. Bununla birlikte Türkiye'de Düşlerimin Prensi diye anılır. Dizimiz orijinal bir tema üzerine oturtulmuş, romantizm ve aşkla harmanlanmış bir olay örgüsüne sahip şahane bir dizidir. Dizimiz, eğer ki Kore hanedanı devam etseydi ne olurduyu senaristin kendi bakış açısıyla anlatmıştır. Bizim gibi Osmanlı Cumhuriyeti gibi bir film çekip yarısına bile dayanamadığın sıkıcı bir yapım olmamış bu tabi ki. Aksine komedi unsurlarıyla süslenmiş. 
Evet dedik ya Kore hanedanı devam etmekte ve genç prensimizin evlenmesi gerekmektedir. Dedesinin yıllar önce kendisinin hayatını kurtaran bir arkadaşına verdiği bir söz üzerine. Kızımız ve oğlumuz beşik kertmesi gibi daha bebeyken nişanlanmıştır. Ama bunca yıldır bunu bilmemektedirler. Her şey ortaya çıktığında ise ortalık karışacaktır. Bu ikisi elbette ki zorla olsa da evlenecektir ama tabi ki dizimizin çatışma noktaları da mevcut. 
 Prensimizin yıllardır aşık olduğu balerin bir kız mevcut. Prensin evlilik teklifini reddeden kızımız ilerde çok vuracaktır başını taşlara. Bu karakter yüzünden filmlerdeki ve dizilerdeki balerin karakterlere iyi de olsalar bir antipati beslemeye başladım. Dahası yıllar önce annesiyle sürgün edilen bir diğer genç prens de artık memleketine geri dönecektir, döner dönmez de veliaht prensimizin eşine yani kuzeninin karısına tutulacaktır. Bir taraftan taht oyunları sürerken bir taraftan aşkı öğrenecektir bu gençler. Taht dediysek Game of Thrones beklemeyin tabi ki, dizimiz baştan aşağı şirinlik muskası, romantizm abidesi bir dizidir. Hatta arada böyle kriz gelir de açarım youtube da o en güzel sahnelere yeniden bakarım.  Standart Kore dizilerinden bir tık uzun olsa da bölümler size yetmeyecek keşke daha uzatsalarmış da çoluklarını çocuklarını, torunlarını torbalarını izleseydik diyeceksiniz. Tabi eğer ki daha izlemeyenler için geçerli bu sözlerim... Varsa öyle birileri hangi mağarada saklandılarsa çıksınlar artık insan içine. :D

23 Temmuz 2014 Çarşamba

Hallyu Hakkında Makale ve Deneme Yarışması


Bu sefer biraz değişik bir duyuruyla karşınızdayım efenim. Hallyu rüzgarını bilmeyeniniz yoktur heralde. Bildiğimiz K-Pop dalgasının tüm dünyaya yayılması ve sevilmesi olayına Hallyu denmektedir. Şimdi ne alaka diyeceksiniz, hemen anlatayım. Güney Kore Konsolosluğu'nun bugün yaptığı bir duyuruya göre Hallyu hakkında bir makale ve deneme yarışması düzenleniyormuş. Şöyle ki:

Dünya Hallyu Çalışmaları Enstitüsü lisans/yüksek lisans öğrencileri için makale ve deneme yarışması düzenleyecektir.
    Dünya Hallyu Çalışmaları Enstitüsü tarafından İkincisi düzenlenecek olan lisans/yüksek lisans öğrencileri için makale ve deneme yarışmasının detayları ekte belirtildiği gibidir. Yüksek katılımlarınızı bekliyoruz." 

Kore Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Makale Deneme Yarışması Duyurusu!

Yukarıda duyurunun gerçek linkini de verdim. Linkte duyurunun ayrıntılarının olduğu ek dosyanın indirebilirsiniz. Duyuruda denildiğine göre lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin bitirme tezlerinin Hallyu üzerine yazmaları sonucu yarışmaya katılabilecekleri sonucuna vardım ben. İlgilenen varsa bir sormak lazım. Ben lisans bitirme tezimi Güney Kore ile ilgili yapmıştım ama Hallyu'ya sadece kısacık değinmiştim. Böyle bir yarışma olduğunu bilseydim Hallyu'yu konu olarak seçerdim. :D

Aşağıda kuralların orijinal olarak İngilizce hali bulunmakta ama ben ola ki anlamayanlar olur diye kısaca anlatayım yine de. Ödülleri İngilizce kısımda bulabilirsiniz. :)

Konu: Küreselleşme ve Popüler Kültür
Deneme Formatı: Maximum 3.000 kelime
Makale Formatı: Maximum 6.000 kelime
Son Katılım Tarihi: 31 Ağustos 2014 (Kore Zamanıyla)
Sonuçların Açıklanma Tarihi: 15 Eylül 2014
Yarışmaya Katılabilirlik: Denemeler (Lisans ve Lisansüstü Öğrenciler İçin), Araştırmalar (Mezun Öğrenciler)
Makale ve Denemeleri MS Word Formatında Yüklenecek Yer:
http://wch2014.iwahs.org



The 2nd WAHS Student Essay and Article Contest
n  Theme: Globalization and Popular Culture
n  Essay Format: Max. 3,000 words essays about “Globalization and Popular Culture”
n  Article/Paper Format: Max. 6,000 words research papers about “Globalization and Popular Culture”
n  Deadline: Aug. 31, 2014 (Korean Standard Time)
n  Notification of Winners: Sep. 15, 2014
n  Contest Eligibility: Essays (Undergraduate and Graduate Students); Research Papers (Graduate Students)
n  Upload essays and articles in MS Word file format to : http://wch2014.iwahs.org
n  Organized by: World Association for Hallyu Studies

Call for Essays and Papers:
a.  The World Association for Hallyu Studies (WAHS) is a new scholarly and practitioners’ organization that is striving to be the center of research that intends to bridge Hallyu and Hallyu Studies on a global scale. We invite student essays and research papers for presentation, if selected, at the Second Congress of World Association for Hallyu Studies to be held in Buenos Aires, Argentina during Oct. 31-Nov. 1, 2014.
b.   All essays and papers must be written in Korean or English. The translation of original essays and papers into Korean or English by professional translators is acceptable at the submission of original essays and papers, along with the public notarized seals and signatures.

Prizes:
a.  Essay
ü  Grand Prize – US$1,000 + Prize Certificate
ü  1st Prize – US$700 + Prize Certificate
ü  2nd Prize – US$500 + Prize Certificate
ü  3rd Prize – US$300 + Prize Certificate
b.  Research Paper
ü  Grand Prize – Economy class round trip tickets to and from Argentina during the Second Congress of World Association for Hallyu Studies + room and board + Prize Certificate
ü  1st Prize – Economy class round trip tickets to and from Argentina during the Second Congress of World Association for Hallyu Studies + room and board + Prize Certificate
ü  2nd Prize – Economy class round trip tickets to and from Argentina during the Second Congress of World Association for Hallyu Studies + room and board + Prize Certificate
ü  3rd Prize – Economy class round trip tickets to and from Argentina during the Second Congress of World Association for Hallyu Studies + room and board + Prize Certificate

22 Temmuz 2014 Salı

Lovely Complex - ラブ★コン (2007)


Artık bir anime anlatma zamanı geldi diye düşündüm ve kolları sıvadım. Şöyle eski konularıma bir bakıyordum ki Miyazaki'nin yapımları dışında hiç dizi olarak animelerden bahsetmemişim. Çok geç olmadan bu boşluğu en sevdiğim anime ile kapatmaya karar verdim.
Sevimli Komplex... Aya Nakahara'nın çok sevilen Love★Com mangasının ardından 2006 yılında Lovely Complex adıyla filmi çekilmişti. Bu filmi daha önce anlatmıştım. Filmin de izleyici tarafından çok sevilmesi neticesinde 2007 yılında anime uyarlaması da yayınlandı. Çok uzun olmayan bu anime serisinin tadı damağınızda kalıyor. Ben uzun zamandır gerçek dizi halini de bekliyorum aslında. Lovely Complex filmi benim en sevdiğim üç Japon filmi arasında yer aldığı gibi, animesi de en sevdiğim üç anime yer almaktadır. İzleyenlerin daha sonra anime hakkında bir başyapıt gibi bahsettiğine rastladım çok kez. Sağda solda yer alan kısa anlatımlarda yer alan konusu sizi çok sarmayabilir, ama izlemeye bir başladığınızda siz de o başyapıtın büyüsü altına girersiniz. Hani bir laf vardır belki duymuşsunuzdur. Özellikle bayan izleyicilerin kızla empati yapıp aşk acısı çektikleri ya da aynı durumu yaşayanların kendi deneyimlerini hatırladıkları olmuştur. 

 Adı: Lovely Complex 
 Yönetmen: Konosuke Uda
Yazar: Yumi Kageyama & Mio Inoue & Midori Kuriyama
Yapımcı: Seki Hiromi & Junko Abe
Türü: Romantik, Komedi, Animasyon
Bölüm Sayısı: 24
Vizyon Tarihi: 7 Nisan 2007
Şirket: Toei Animation



Temel senaryo filmimizle aynı. Ancak dizi olması dolayısıyla var olan konu biraz daha köpürtülmüş ve animenin verdiği absürtlükle biraz daha eğlenceli hale getirilmiş. Filmimizde çok fazla yer almayan romantizm alanında, anime serimiz daha cömert davranmış. İzlerken zaman zaman bizlerin içinin erimesine vesile olmuştur. Hatta kimi animelerde bulamadığımız duygusal bir yönü de bulunmaktadır. Komedi animesi olduğunu hiç düşünmeden sizi hüzünlere gark edebilir aniden. Ben bu anime yüzünden bir günümü moralim bozuk geçirdiğimi bilirim. Ah bu Koizumi ve Otani beni bitirdi anacım.
Konuyu tekrar tekrar anlatmanın gereksiz olduğunu düşünmekle birlikte aynı zamanda biraz da üşendim aslında. Onun yerine daha önce anlattığım filminde konusuna dair olan kısmı direk kopyalıyorum. :)


"Kızımız ortalamanın üstünde uzunlukta iken oğlumuz ise ortalamadan azcık kısadır. Bu ikisi geçmişte boyları yüzünden reddedilmişler ve o günden sonra kendi boylarından başka birilerine aşık olmayacaklarına yemin etmişler. Boyları ile ilgili de sürekli birbirleriyle atışmaktadırlar. Bu yüzden okulun komedi ikilisi olarak anılmaktadırlar. Ama olur ya kızımız bir gün oğlumuza aşık olduğunu fark eder ve oğlumuza açılır. Ama oğlumuz, durumu kızımızın kabullendiği gibi kabullenemez bir türlü. Kızımız da gururunu kurtarmak için ondan hoşlanmadığını, ona şaka yaptığını söyler. Kızımız aşkı tek başına çaresiz yaşarken aha o da nesi? Okula Maity adında yakışıklı mı yakışıklı yeni bir öğretmen gelmiştir. Kızımız da tüm sevgisini ona yöneltmeye karar verir. Okulda Maity hayran kulübünün başkanı bile olur. Ama kızımızın hocaya olan ilgisini oğlumuz zamanla kıskanmaya başlar. Ve hoca ve oğlumuz arasında ufak bir tatlı rekabet başlar."

21 Temmuz 2014 Pazartesi

Shinhwa'nın Yıllar Önceki Türkiye Ziyareti!


Evet bir yazı dizisi yazısında daha buluştuk canlar. Twitlerle ilgili yazılarda sıkılıp şöyle bir bakış açımı değiştireyim derken dedim ki Shinhwa ne güne duruyor. Son zamanlarda 2PM'den kaçınma çabalarımın sonucunda sarıldığım gruplardan biri de Shinhwa olmuştur. Ve bu çocuk ruhlu acuşileri çok sevdim ben. E Türkiye'ye de geldiklerini uzun zamandır bilmekteydim. Minnak bir araştırma (yaklaşık 2 saat aralıksız) neticesinde de bu yazıyı yazmaya hazır olduğumu hissettim.


Genel kanı olarak bu ziyaretin 2003 yılında olduğuna dair. Yalnız bir yerde 2002 yazıyor çok da emin olarak. Ben bilemedim. Siz 2003 bilin yine de. Karda kışta üşenmemişler gelmişler Türkiye'ye tam 11 yıl önce. Sebep mi? Sebebi fotoğraf çekimi. Hawaii gibi bir kaç yere gidip fotoğraf çekimi yapıp bu fotoğrafları foto albüm şeklinde satışa sunulmuştu. Bir sonraki durakları da biz olduk. Fotoğraf albümü sanırım 2004 gibi satışa sunuldu. Ama hacı ne işiniz var kışın ortasında. İstanbul'un pis ayazını yiyip yavru sokak köpekleri gibi dondu yavrucaklar oradan oraya sürüklenirken.


Eminönü, Galata Köprüsü, eski Sirkeci tren istasyonu, Sultanahmet, Gülhane, Dolmabahçe Sarayı, Taksim ve neresi olduğuna anlama veremediğim İstanbulun çeşitli arka sokaklarında çekimler yaptılar.
Junjin kahvede Türk çayını şarap içer gibi içerken, Eric mahallenin başıboş serserisi olarak Türkçe gazeteleri hatmediyordu. Hyesung tarihi yarım adayı  bisikletle keşfederken, Min Woo terk edilmiş harabelerde artistlik yapmaktaydı. Andy lüks arabasıyla Sultanahmet civarında karıya kıza hava atarken, Dongwan kar yağışının altında Türk bayrağının önünde bakmıyormuş gibi çek panpa modundaydı. Bence kış ayında gelmeleri büyük talihsizlik olmuş, yazın gelselermiş İstanbul'u daha güzel görebilirlermiş. Yalnız şimdi düşündüm de onlar İstanbul'a geldiklerinde ortaokul ikinci sınıfa gitmekteymişim. Ki sorsan Güney Kore neresi haritada göstermekten acizimdir diye düşünüyorum.


Videolarda ve fotoğraflarda eski İstanbul'u görebilmeniz mümkün. Shinhwa'nın tarzını görünce de acaba Türkiye'ye apaçiliği bunlar mı getirdi la gibi bir soru işareti çakmadı değil hani kafamda. Çekimlerde zaman zaman ortaya çıkan kıllı göbekli, bıyıklı Türk erkeklerini görüp ufaktan bir kafa karışıklığına uğradığımı da itiraf etmeliyim. Hyesung'un videolarda Toki ve Tokki (Türkiye ve Tavşan) kelimeleri arasındaki oyunu bana çok şirin geldi. Taksimde teee o zamanlar İstiklal caddesinde ağaçlar varken tramvaya binip bir taraftan karla savaşırken bir taraftan da Türklerin tuhaf bakışları altında fotoğraf çekimlerini gerçekleştirmeye çalıştılar.
Umarım yakın zamanda yeniden gelirler de İstanbul'u bir de Kore hayranları etraflarını sararken gezerler. ^^


Fotoğrafların hepsini bu konuya koyma gibi bir ihtimalim olmadığından eğer tüm fotoğrafları görmek isterseniz facebook sayfamdan klasörü aşağıda paylaşıyorum. :)

Shinhwa'nın İstanbul ziyaretine dair bulabildiğim bütün videolar! 

18 Temmuz 2014 Cuma

Cunning Single Lady - 앙큼한 돌싱녀 (2014)


Kurnaz Yalnız Bayan... Bu dizi aslında hep aklımın bir köşesindeydi. Ama arada bana esen Kore dizilerinden sıkılma ve uzaklaşma durumundan nasiplenip izleme şevki bulamadığım bir dizi olmuştu. Bir gün internette dolaşırken bir dizi gördüm. Ne yazık ki bu dizi o dizi değil. Fated to Love You... Konusunu çok beğendim ve aylardır beklediğim o dizi izleme hevesi de kaçmadan başladım bu diziye. Lakinnn, ne yazık ki 4 bölüm yayınlanmıştı henüz. Bunu 4. bölümünün sonunda fark eden ben, birazcık hevesimin kursağımda kalması, biraz da Kore dizilerine aşeren nefsimi doyuramamam nedeniyle aklımın o derinliklerindeki bu diziyi gün yüzüne çıkardım. İzlemeye gece başlamıştım, her Kore hayranının bildiği gibi bu kötü bir seçim. Çünkü sadece bir bölüm izler yatarım telkinleri hiç birimizde işe yaramıyor ne yazık ki, sen sabahın ilk ışıklarına kadar otur izle diziyi. Aferin bana. Ertesi gün, ertesi gün daha derken 3 günde bitirdim diziyi. Sanırım depresyon dönemimden çıkıp yeni bir dizi canavarlığı evresine daha girmiş bulunuyorum.


Dizimizin baş rollerinde, Aleyna Yılmaz'ın gelecek yıllardaki hali olan ve şu günlerde Lee Byung Hoon ile evliliğiyle benim kıskançlık krizlerimi tetikleyen şeker bir kız olan Lee Min Jung ve benim daha önce izlediğim bir çok yapımda oynadığı söylenen, ama benim hiç birinde hangi rolde oynadığına dair hiç bir fikrimin olmadığı, yüzünün çok tanıdık geldiği ama ele avuca gelen hiçbir dizisini izlemediğim bir abi olan Joo Sang Wook yer almaktadır. İkisini oldukça yakıştırmam dolayısıyla diziye anında adapte olabildim. Yan rollerde ise fettan kadın rollerinde daha da başarılı olabileceğini düşündüğüm Kim Gyuri ve şimdilerde Roommate programındaki gözde bekar olarak görülen ve benden iki yaş küçük olduğunu öğrendiğim (Peh! :P) Seo Kang Joon yer almaktadır. Oyuncular yetenekli, senaryo güzel, ablalar güzel, abiler yakışıklı... E daha ne olsun güzel dizi.

 Adı: Cunning Single Lady 
 Yönetmen: Go Dong Sun
Yazar: Lee Ha Na & Choi Soo Young
Türü: Romantik, Komedi, Dram
Bölüm Sayısı: 16
Vizyon Tarihi: 27 Şubat 2014
Şirket: MBC



Girişi çok uzattım. Gelelim konusuna... Esas oğlumuz ve esas kızımız gençken evlenmişlerdir. Esas oğlumuz gayet iyi kazanan bir memurken istifa eder ve kendi işini kurmaya karar verir. Ama başarısız olur, borç batağına düşer, evini geçindiremez, ikilinin arasında anlaşmazlıklar başlar ve boşanırlar. Yıllar yıllar sonra kızımız orda burda çalışıp her türlü işi yapan kalifiye olmayan bir elemanken oğlumuz ise işinde başarıyı tutturmuş bir şirket patronu olmuştur. Bu ikilinin yıllar sonra yolları tekrar kesişir. Kızımız yıllar sonra zengin olan eski kocasının peşine düşüp yeniden elde etmek isteyecektir. Oğlumuz ise kötü günlerde onu terk ettiği için kızımızdan intikam almak isteyecektir. Lakin ikisinin de bilmediği durumlar vardır, ikisinin de pişman oldukları olaylar olacaktır, ikisi de gerçekleri zamanla anlayacaktır.


Tüm bunlar olurken yan rollerimiz de boş durmayacaktır. Yan rollerdeki oğlumuz ve kızımız, abla kardeştir. Abla, şirkete mali destek sağlayan ortağın kızıdır, şirketi oğlumuzla beraber yönetmektedir ve tahmin edersiniz ki oğlumuza aşıktır. Kardeşi ise, kimseye gerçek kimliğini açıklamadan şirkete part time çalışan olarak girer ve kızımızın iş arkadaşı olur. İş arkadaşı olarak kalmaz tabi ki, kızımıza kör kütük vurularak onu elde etmeye çalışacaktır. Şirkette yaşanan olaylarla karakterlerimiz yavaş yavaş yakınlaşacak kaynaşacaklardır. Lakin intikam ateşleri de sönmeyecektir bir taraftan. Aşk ve intikamın çok güzel harmanlandığı bir dizi olmuştur. Bana böyle bir tutam Get Karl! Oh Soo Jung dizisini anımsatsa da işlenişi farklı olması nedeniyle çok da umursamadım.


Peki esas oğlumuz ve esas kızımız tekrar barışacaklar mıdır? İkilinin boşanmalarının ardındaki gerçekler nelerdir? Birbirlerinden nasıl intikam alacaklardır? Kendilerinden hoşlanan insanlarla ilişkileri nasıldır? Peki şirket hangi türlü risklerden geçecektir? Şirketin yaşadığı krizlerde karakterlerimiz neler yapacaktır?

17 Temmuz 2014 Perşembe

Miss Turkey 2014 Kızları Güney Kore'de Haber Oldu!

Genelde Kore haber sitelerinde çok gezerim. Tesadüfen gezerken bir Toki yazısına denk geldim. Dur la falan derken o heyecanla hemen açtım. Bir bakarım bizim Miss Turkey 2014 kızlarımızın fotoğrafı falan. Koreli internet kullanıcıları netizenler arasında epey olay olmuş bizim kızlarımız. Netizenler Türk kızlarını öve öve bitirememişler. Ki biz bu kızları çok eleştirmiştik, Türk sokaklarında daha güzel kızlarımız var derken. Haberi twitterda, blogumun facebook sayfasında falan paylaştım. Ama bir iki arkadaş haberde yazılanları merak etmiş. Dedim ben de çevirip paylaşayım bari. Haberi okumak isterseniz altta linkini verip sonra da çevirisini yazdım. :D


"2014 미스 터키 후보…형제의 나라 미녀 ‘화제’
2014 미스 터키 후보가 네티즌 사이에서 화제다.
최근 온라인커뮤니티에 ‘2014 미스 터키 후보’라는 제목으로 사진 몇 장이 올라왔다.
사진 속에는 2014 미스 터키 후보들이 모여 있는 데 모두 뛰어난 미모와 몸매를 자랑하고 있다.
2014 미스 터키 후보를 접한 네티즌들은 “가자, 형제의 나라로”와 “미스 터키 후보들 수준이 높네”, “터키에도 미인이 많은 듯” 등의 반응을 보였다."

"2014 Miss Turkey Adayları...Kardeş Ülke Güzelleri ile İlgili 'Konu Başlıkları'
2014 Miss Turkey Adayları Netizen sitesinde konu başlığı oldu.
Son olarak online toplulukta '2014 Miss Turkey Adayları' başlığıyla bir kaç tane fotoğraf yüklendi.
Fotoğraflarda 2014 Miss Turkey Adaylarının toplu olarak bulunup, hepsinin seçkin güzellik ve vücutlarıyla övündükleri görülüyor.
2014 Miss Turkey Adaylarını gören netizenlerin "Hadi Gidelim, Kardeş Ülkeye" ve " Miss Turkey Adaylarının Seviyesi Yüksekmiş" , " Türkiye'de de Güzeller Çokmuş Demek ki" ve benzeri tepkiler verdiği görüldü."

(Not: Lütfen çevirimi izinsiz almayınız!)

2014 Sonbahar Dönemi / 36. Korece Yeterlilik Sınavı (TOPIK)


Kore Kültür Merkezi Duyurusu İçin Tıklayınız!

2014 yılı sonbahar dönemi Türkiye’de yapılan 36. Korece Yeterlik Sınavı (TOPIK) başvuruları 21 Temmuz 2014 (Pazartesi) – 8 Ağutos 2014 (Cuma) tarihleri arasında yapılacaktır. Ayrıntılı bilgi aşağıdadır.

1. Sınav Tarihi ve Yeri

Tarih: 11 Ekim 2014 (Cumartesi) / 09:30 – 16:00

* TOPIK I: Dinleme / Okuma 
-Sınav Giriş Saati: 09.10
-Başlama: 09.30
-Bitiş: 11.10
-Not: 100 dk.
* TOPIK II: Dinleme / Yazma
-Sınav Giriş Saati: 12.10
-Başlama: 12.30
-Bitiş: 14.20
-Not: 110 dk.
Okuma
-Sınav Giriş Saati: 14.40
-Başlama: 14.50
-Bitiş: 16.00
-Not: 70 dk.

Yer: Ankara, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi

2. Sınav Türü ve Kurlar

Sınav Türü: Genel Korece Yeterlik Sınavı (Standart Topik)
Sınavın Seviyesi: Temel, Orta, Yüksek

3. Sınava Girecek Adaylar

Koreceyi ana dili olarak konuşmayan Koreliler ve yabancılar

- Korece öğrenenler ve Kore’de üniversite okumak isteyenler
- Yurt içi ve yurt dışındaki Kore şirketleri ve/veya kamu kurumlarında işe girmek isteyenler
- Yurt dışında okumakta olan ya da mezun durumundaki Koreliler

4. Başvuru Formlarının Dağıtımı ve Geri alınması
Tarih: 21 Temmuz 2014 (Pazartesi) – 8 Ağutos 2014 (Cuma)
Yer: Kore Büyükelçiliği Kültür Müşavirliği (Kore Kültür Merkezi)

Başvuru şekli: Adaylar bu duyuruda eklenen başvuru formu, sınava giriş belgesi, başvuru ücretini yatırdıklarına dair belgenin çıktısını alıp başvuru kılavuzuna göre ilgili kısımları eksiksiz doldurup fotoğraf yapıştırdıktan sonra Ankara’daki Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği Kültür Müşavirliğine (Kore Kültür Merkezi) giderek ya da kargo yoluyla kayıt yaptırabilirler (08.08.2014 Çarşamba saat 18:00’e kadar ulaştırılması gerekiyor. 18:00’den sonraki başvurular kabul edilmeyecektir.). 

* Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği Kültür Müşavirliği
(Kore Kültür Merkezi)
Paris Cad. No.74, Kavalıdere, Çankaya, Ankara

5. Başvuru Ücreti ve Ödeme Şekli

- Başvuru ücreti TOPIKⅠ(Temel) 50TL / TOPIKⅡ(Orta, Yüksek) 60 TL’dir. Kore Kültür Merkezi’ne direk başvuracak adaylar ücreti başvuru sırasında yatırabilirler. Kargoyla başvuracak adaylar aşağıda verilen Kore Kültür Merkezi’nin banka hesabına kendi isimleriyle ücreti yatırabilirler.

< Ücretin yatırılacağı hesap >
Banka: AKBANK
Şube: A.Ayrancı şubesi
IBAN No: TR26 0004 6002 8988 8000 0868 78
Hesap sahibi: Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği Kültür Müşavirliği

6. Sonuçların Açıklanacağı Tarih: 10 Kasım 2014

7. Danışma: Kore Kültür Merkezi EUNHYE JO

Telefon: 90 312 468 30 50
Faks: 90 312 468 20 59
E-posta: jossam01@gmail.com

16 Temmuz 2014 Çarşamba

"O" An Fotoğraflarından Seçmeler #4

Maymun Yılı
Fotoğraf New York'ta bir kutlama sırasında çekildi. Ülkelerinden çok uzakta da olsalar Çinliler geleneklerini yaşatmaya çalışıyor ve kendi takvimlerine göre yeni yılı kutluyorlar. Kutlamalara katılan bir Çinli de yüzünü bir maymun gibi boyamış, üstelik bunun anlamlı bir nedeni de var. Çünkü Çinliler, geleneksel takvimlerine göre artık ''maymun yılı''ndalar.

20 Yaş Kutlaması
Japonya'da çekilen bir fotoğraf. Tokyo'da bir lunapark ve bir eğlence anı. Bu görüntü, lunaparktaki gençkızların oldukça keyifli olduğunu anlatmaya yetiyor, ama fotoğraftaki bir ayrıntı da merak uyandırıyor. Çünkü genç kızlar, aslında bir lunaparkta giyilmesi pek de uygun olmayan kostümler içinde görülüyor. Fotoğrafçı da genç kızların Japonya'da yetişkinliğe adım olarak nitelendirilen 20. yaş günlerini kutladığını ve bu nedenle kimonoları ile lunaparka geldiği bilgisini veriyor.

Çin'de kaydedilen bu 'o' anda gördüklerimiz, doğal gaz kuyusundaki patlamadan sağ çıkmış. Ama arkadaşlarını, yakınlarını kaybetmişler... Yaşama devam etmenin zorluğunu yansıtıyor bu kare. Bir yemek kuyruğunda çekilmiş bu 'o' an. Fotoğraftakiler bir mülteci kampında dağıtılan yemeği alabilmek için sıraya girmiş.

Filipinler'den bir 'o' an. Filipinler'de meydana gelen heyelanda yaklaşık 80 kişi hayatını kaybetti. Fotoğraftakiler, felaket bölgesinde hayatta kalanlar. Bu 'o' ansa, onlar kadar şanslı olmayan yakınlarının cansız vücutlarına bakarken elde edilmiş.

Fotoğraf, Çin Halk Cumhuriyeti Silahlı Halk Polisleri Teşkilatı töreninde çekildi. Hepsi hizadalar ama içlerinden birinin içi geçmiş olsa gerek, 'o' anda yüz ifadesi disiplinini bozuyor.

14 Temmuz 2014 Pazartesi

Kız Grubu Hayal Takımım


Aslında bu konuyu tumblrda görmüştüm. Herkes kendi dream team kız grubunu yazıyordu. Ben de kendi bloguma yazmak istedim aynısını. Aslında o konunun başlığı eğer bir kız grubunda olsaydımdı. Ama ben biraz kendime uyarlamak istedim. Orada grubun adından, çıkış şarkılarına, konseptlerine, kliplerine kadar her şeyi yazmışlardı. Aslında bir posta daha çıkar sevdiğim kız grubu üyelerinden ama. Ben sadece hayal takımımı yazmakla yetiniyorum. Yani en azından şimdilik. :)

İlk sıradaki üyemiz Secret Sunhwa! Genel olarak Secret grubunu sevmekle beraber Sunhwa'ya özel bir sevgi beslediğim inkar edilemez. Hatta tüm K-Pop dünyasında en sevdiğim kız grup üyesidir. Estetik yaptırdığı için antileri de olsa da grupta en çok çalışan üyedir. Hyosung'un sadece seksilik üstüne solo çalışması yüzünden azıcık sarsılan grubun imajını bu kızcağızımız tek başına yüklenerek düzeltmeye çalışıyor. Kendisini Invincible Youth ve We Got Married gibi programlarda izleyip hayran kalmıştım.

İkinci sıradaki üyemiz A Pink Eunji! Yeni kız grubu tayfasından haz etmeyen, onların yer aldığı programlardan kaçınan ve hepsinin fotokopi ile çoğaltıldığına gönülden inanan bir eski kız grupları taraftarı olarak, Reply 1997 izlemem sayesinde bu kızla tanıştım. Sonra açtım tüm A Pink şarkılarını dinledim, araştırdım. Ama malesef bu kız dışında o gruptan sevebileceğim tek insan evladı bulamadım. A Pink'e saygı duymamın tek nedeni bu hem şarkıcılıkta hem oyunculukta yetenekli kızımızdır.

Üçüncü sıradaki üyemiz 4 Minute Nam Ji Hyun! Bu kızı ilk gördüğümde bir kız olmama rağmen hayranlığımı gizleyememiştim. Çok güzel abi! Benim güzellik anlayışımı her yönüyle yansıtıyor. Hatta bence Kore'de güzellik denilince akla gelen Suzy'den bile çok daha güzel bence. Hyuna ile aynı grupta yer aldığından biraz arka planda kalıyor, özellikle Gangnam Style'dan sonra Hyuna'yı merkeze alan şirket diğer üyelere sanki Hyuna'nın dansçısı gibi davranıyor. Bu kızımızı The Romantic and Idol programında izleyip sevmiştim. Malum orada Ze:A Hyungshik ile dillere destan bir aşk yaşamıştı. :D

Dördüncü sıradaki üyemiz Sistar Hyorin! Koreli ünlü kızlar arasında en cazibeli kızlardan biri bence. O çarpık çarpık safinaz bacaklı kızlardansa bu kızı seyretmeyi yeğliyorum ben açıkçası. Ayrıca bu günlere kadar sesiyle gelmiş, çok güçlü bir vokaldir. Sistar'ın söylediği tüm şarkıları tereddütsüz dinlememin nedenidir bu kız aynı zamanda. Hello Baby programında da oldukça sempatik bulmuştum.

Beşinci sıradaki üyemiz Sistar Bora! İki kere aynı gruptan almışım kuralı bozmuşum ama kusura bakmayın bu iki kızı ayıramadım birbirinden. Bu grupta iki biasım var. Bu kızın yüzüne bakınca içini görüyorsun resmen, çok samimi, çok içten, gülüşü insanı mutlu ediyor. Bu kızımızı da Hello Baby ve Invincible Youth programında sevmiştim.

Altıncı üyemiz Kara Go Hara! Kara benim en sevdiğim kız grubuydu, dağılmadan önce. Şimdi ise çıkış yapmalarını bekliyorum, comebacklerine bakıp karar vereceğim. Ama eskisi gibi olacağını sanmıyorum. Nicole ve Jiyoung yokken onlar tutunamayacaklar gibi geliyor bana. Go Hara'ya gelecek olursak, Kore'de yıllarca baş tacı edilmiş, ünlüler tarafından defalarca ideal tip olarak seçilmiş, Koreli internet kullanıcılarının biricik prensesi olmuş bu kızımız Radio Star'daki ufak bir hareketi yüzünden şeytanlığı mı kalmadı, teşhirciliği mi kalmadı, terbiyesizliği mi kalmadı. Yemin ediyorum bu Korelilerin suyuna bir şey karıştırıyorlar, yoksa bu ne dengesizlik anacım. Neyse işte çok anti kazanmış olsa da bence Kara'nın en güzel üyesidir ve ben hala seviyorum hacı.

Yedinci üyemiz After School Nana! Bu kızı ilk kez MBLAQ grubunun Idol Army programına grupça konuk olarak katıldıklarında tanımıştım. Kendi kendime la dedim ne tuhaf bir kız. Çok sessiz, sakin, heykel gibi bir kızdı. Biraz da kendime benzetmiştim karakter bakımından. Her ne kadar arkadaşlarla çatlağın teki olsam da tanımadığım insanların arasında tıpkı Nana gibi taş kesiliyorum. Ayrıca pek bilen olmaz ilk kez kakül kesmeme neden olan Korelidir. Aynı programdaki kakülüne hayran kalmıştım. :D Son günlerde Roommate programıyla karakterini biraz daha belli ediyor çok şükür ki. Ama o hallerini bile eleştirenler var maalesef. Dünya çapındaki bir güzellik listesinde ikinci sırada yer almıştı. Ama yine Koreliler bunu saçma bulup aşağılamışlardı. Ben ilk gördüğümde bu kız Miss Korea olmalı demişken hem de. Korelilerin güzellik anlayışına bir türlü anlam veremiyorum hacı!

Sekizinci üyemiz Rainbow Jae Kyung! Şanssız bir kız grubunda yer almak gibi bir talihsizliği var. Öyle ki bu grubun adını herkes bilir, ama ne şarkıları tanınır, ne de üyeler. Kimse yıllardır Rainbow popüler mi değil mi bir türlü bu tartışmanın içinden çıkamıyor. Rainbow grubunda da en çok tanınan kızımızdır kendisi. Ama insan üstü bir çabayla, küçük büyük demeden katıldığı her türlü tv programıyla anca kendi adını öğretebilmişlerdir insanlara. Biraz da Sunhwa gibi grubunun tüm yükü kendisinde diyebiliriz. Halbuki çok daha iyi yerleri hak ediyor bu kızcağız.

Dokuzuncu üyemiz 2NE1 Sandara Park! Güzel olmak gibi bir derdi olmayan tek kız grubu üyesidir benim açımdan. Güzel olmaya çabalamadan güzeldir orası ayrı mesele. Hatta çılgın saçlarıyla, kıyafetleriyle zaman zaman bunun aksine çalıştığı bile söylenebilir. Zaten 2NE1 grubunda yer almasıyla saygımı hak eden bu kızımız MBLAQ üyesi Thunder'ın ablası olmasıyla da sevgimi hak etmiştir.

Onuncu ve son üyemiz T-ARA Hyomin! Bu kızı Invincible Youth programıyla tam anlamıyla tanıdım ve sevdim. Çok masum ve saf bir kız esasen. Ama şu son solo çıkışıyla onu olmadığı biri gibi göstermeye çalışmışlar. Seksi konseptin her zaman satacağını düşünerek kızımızı başka birine dönüştürmüşler resmen. Hatta bazı şarkıcıların birebir kopyası haline getirmişler. Aslında bıraksalar kendi haline kızı herkes çok sevecek. Ama yoook bırakır mı patronlar. T-ARA'nın dağılmış imajını daha da bir mahvetmekten başka bir işe yaramadı bu durum. Ne zaman bir yerde bu kızla ilgili kötü bir yorum okusam çok üzülüyorum maalesef.